Meta veri, kitlesel gözetim sistemlerinin temelini oluşturur ve bu sistemlerin kapsamı Yapay Zekâ (AI) ile birlikte hızla genişlemektedir. Şifreleme, iletişimlerimizin içeriğini korusa da, çevrim içi yaptığımız her şeyle ilgili meta veriler toplanarak davranışlarımızın izlenmesine ve profilimizin çıkarılmasına olanak tanır. Nym, meta veri gözetiminin geçmişini, bu gözetimin arkasındaki aktörleri, bunun insanların günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini ve hepimizin verilerini korumak için neler yapabileceğini inceliyor. Güncel araştırmalar, meta verinin çağımızın en göz ardı edilen ve en çok suistimal edilen mahremiyet tehdidi olabileceğini gösteriyor.
“Metaveriler, birinin hayatı hakkında her şeyi anlatır. Yeterince metaveriniz varsa, aslında içeriğe ihtiyacınız yoktur.”
– NSA Genel Danışmanı, Stewart Baker
Meta veri, yani üstveri, bilgiyi tanımlayan ek bilgilerdir. Her dijital verinin bir meta verisi vardır: örneğin bir fotoğraf dosyası boyutunu ve nerede çekildiğini gösterirken, bir arkadaşınıza gönderdiğiniz mesaj IP adresinizi ve zaman bilgisini içerir. Meta verinin, verinin kendisinden çok, onun ne zaman, nerede ve nasıl oluştuğu gibi bağlamsal bilgileri sunar. Önemli olan şu ki, içerik şifrelenmiş olsa bile meta veri genellikle açıkta kalır. Peki meta veri bizim hakkımızda ne anlatır? Ve neden internette bu kadar çok kurum bu bilgiyi toplamaya çalışıyor?